Irak: Ne sihirli ne de gerçekçi bir çözümün olduğu ülke…

İnfografik-1

Irak, ekim ayının başından bu yana hizmet sektörünün iyileştirilmesi, iş imkanlarının oluşturulması ve yolsuzlukla mücadele talepleriyle toplanan bir protesto dalgasına tanık oldu. Toplu gösteriler, başkent Bağdat'ta başladı ve hızlı bir şekilde diğer bölgelere sıçradı.

Bu protestolar daha önce Irak'ta yaşanan diğer protestolardan birçok nedenden dolayı farklılık gösteriyor.  En önemli fark, bu gösterilerin ülkede yaşanan sıkıntıların etkisiyle doğal olarak ortaya çıkmış olmasının yanı sıra her türlü organizeli destek ve teşvikten uzak olması olarak ifade edilebilir. Protestolarda, 2003 işgali sonrasında Irak'ta siyasi ve sosyal yaşamı şekillendiren mezhepçi yaklaşımdan uzaklaşma çağrısı yapılarak, yaşam koşullarını iyileştirme, iş ve barınma talepleri dile getiriliyor. Eleştirel söylemler, protestocular tarafından siyasi rejimin bir parçası olarak kabul edilen ve özellikle dini söylemi benimseyen makamlara ve partilere kadar yayıldı. 

Diğer bir fark, bu gösterilerin çoğunluğu 20 yaşın altındaki gençler arasındaki büyük öfke ve hayal kırıklığının sonucu olarak ortaya çıkması. Bu gençler, fakirlik ve dışlanma gerçekliğine ilişkin seslerini ve şikayetlerini duyurmak için büyük bir cesaret sergiledi. 2003 işgali sonrasında zor dönemde yetişen bu gençlik, iyi bir hayatın hayaliyle büyüdü. Ancak bu hayal, kısa ya da orta vadede pek mümkün görünmüyor. 

Gençlerin esas problemi, iş, yaşam ve fırsat eşitliği gibi asli haklarından mahrum olması, ufukta parlak bir geleceği görmemeleri ve tüm hayatları boyunca yaşadıkları tek şeyin ABD’nin 2003[1] işgalinden sonra ülkelerini sarsan kaos olması. Bunlara şahit olurken, bir yandan da su, elektrik ve güvenlik gibi en temel hizmetler ve doğal yaşam koşullarından mahrum olmakla beraber, işsizlik ve gelir eksikliğinden muzdarip olmaları... 

Irak Başbakanı, halka ve göstericilere yönelik mesajında sarf ettiği bir cümle ile söylenilebilecek tüm şeyleri özetledi: “Irak’taki sorunlar için sihirli bir çözüm yok.”

Mevcut koşullar göz önüne alındığında klasik bir cümle olmasına rağmen resmi bir tarafın bu ifadeyi kullanması sorunun bir parçasını teşkil ediyor, ancak bu ifade büyük ölçüde gerçekçi ve doğru. Devlet yapısında ve Irak toplumunda son 30 yıldır ortaya çıkan ve kökleşen problemlerin, günler, haftalar hatta aylar sürse dahi çözülmesi imkânsız olarak görülüyor. 

Aynı zamanda, bu tür protestolar genellikle hızlı çözümler arıyor, bu gençler çözüme ulaşmak için iktidara meydan okuma pahasına sokağa çıktıklarından onları razı etmekte pek kolay görünmüyor.

Hükümet, gençlerin taleplerini anlamak ve öfkelerini dindirmek yerine -bazı hükümet yetkilileri ve güvenlik görevlilerinin sorumluluğu kabul etmemesine rağmen- güvenlik birimleri üzerinden aşırı baskıyla karşılık verdi ve gençlerin safında çok sayıda ölü ve yaralıya yol açtı. 

Bütün bu olaylar, yıllardır savaş ve mezhepçi şiddeti aşamayan ve feryat eden bir ülkede yaşanıyor. Birleşmiş Milletler’e göre, Irak halkının yaklaşık 1 milyonu Irak içerisinde mülteci durumunda, ayrıca 6.7 milyonu ise insani yardıma muhtaç haldeyken, ülkede dünyadaki en yüksek işsizlik oranı mevcut ve aynı zamanda umutsuzluk, iktidara karşı güven kaybı, çok kötü altyapı koşulları, yetersiz kamu hizmetleri ve tehlikeli sağlık sorunları yaşanıyor.

Güneydeki Basra eyaleti, Irak'taki yozlaşan durumun en açık bir örneği. Limanları ve toprakları üzerindeki ticaret hacminden dolayı “siyah altın” olarak bilinen bu köklü kent, bugün artık büyük bir çöp yığını olarak tanımlanıyor. Mesela geçen yıl, eyaletin çoğunda 160 binden fazla insan sudan zehirlendi, neredeyse eyaletin tamamında elektrik kesintisi yaşandı. Bu durum, haftalarca süren protestoların fitilini ateşledi, göstericiler hükümet binalarını ve bazı parti merkezlerini ateşe verdi. Daha sonra iyileştirme sözleri vaat edildi ancak durum hala kötüye gidiyor. 

Aşağıdaki gerçekler, Iraklıların sahip oldukları kaynak ve servetlere rağmen yaşadıkları zor durumu rakamlarla gösteriyor.

 

1. Irak’ın zenginlikleri

  • Son istatistiklere göre, Irak’ın nüfusu yaklaşık 40 milyon, yüzölçümü ise 437.072 kilometrekare. 
  • Irak, doğal kaynaklar bakımından en zengin ülkeler listesinde, 193 ülke arasında 9’uncu sırada yer alıyor. [2]
  • Irak’ın petrol rezervleri 112 milyar varil, kükürt rezervi yaklaşık 600 milyon ton, demir rezervi 60 milyon ton, fosfat rezervi 10 milyar ton, kurşun rezervi 50 milyon ton, bakır rezervi 10 ila 20 milyon ton civarında. Bu kaynakların yanı sıra, tarımsal kaynaklar, insan kaynakları ve siyasi nedenlerden dolayı ifşa edilmeyen altın, gümüş, cam, silikon, cıva ve uranyum kaynakları da bulunuyor.[3]
  • Irak ekonomi bütçesinin %89’u petrol kaynaklarına bağlı iken, ihracatın yüzde 99’u[4] da petrole dayalı. (Irak ekonomisi petrole bu denli bağımlı iken petrol sektöründe çalışanların sayısı, çalışan oranının sadece yüzde 1’i oluşturuyor)
  • Irak ekonomisinin petrol dışındaki diğer kaynakları; özellikle tarım ve sanayi son birkaç yılda ciddi şekilde ihmal edilmiş ve yok edilmiştir.

 

2. Yolsuzluk ve yanlış yönetim göstergeleri

  • Irak, Dünya Yolsuzluk Endeksi’nde 6’ncı sırada yer alıyor. [5]
  • Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nün birkaç ay önce yayınladığı kapsamlı raporu, mali yolsuzluğun kamu mallarının yüzde 25’ini tükettiğini ortaya koydu. 
  • 2003’ten bu yana devlet bütçesinin 4 katına ve gayri safi millî hasılanın (GSMH) iki katından daha fazlasına tekabül eden 450 milyar dolarlık kamu fonu ortadan kayboldu. [6]
  • 2006 ve 2014 yılları arasında Irak devletinden (Eski Başbakan Nuri el-Maliki dönemi) yağmalanan paranın değeri yarım trilyon dolara ulaştı.[7]
  • İktidar bu yıl 80 milyarı aşan petrol satışından elde edilen gelirlerin tamamını tüketti. 2019 yılında 23 milyar doları aşan bütçe açığının 2020 yılına kadar 30 milyar doları aşması bekleniyor.[8]

 

3. Temel hizmetler

  • Başkent Bağdat da dahil olmak üzere Irak’ın bütün illerinde 90’ların başından beri sıklıkla süregelen planlı elektrik kesintileri yaşanmakta. Bu kesintiler bazen günde 20 saati buluyor.[9]
  • Art arda gelen hükümetler elektrik sektörüne 40 milyar dolardan fazla harcama yaptı. Buna rağmen Irak’ın sivil altyapısı ülkenin toplam elektrik ihtiyacının sadece %58’ini sağlayabiliyor.[10]
  • Irak hükümeti elektrik eksiğini gidermek için İran’dan dört hat üzerinden 1300 MW’lık elektrik ithal ediyor: Hürremşehr – Basra, Karhe – Amara, Kirmanşah – Diyala ve Serpol Zehab – Hanekin hatları. Bu da İran’a, Irak’a karşı kullanabileceği ek bir koz sağlıyor.[11]
  • Uzmanlara göre 2003’ten sonra elektrik sektörünün ıslahı için harcanan bütçeler, Siemens hacminde bir Alman elektrik şirketinin bütün varlıklarını veya ülkenin ihtiyacını giderecek onlarca buhar santralini satın almaya yetecek kadardı.[12]
  • Irak’ın tüm ihtiyaçlar için toplam su tüketimi yılda yaklaşık 53 milyar metreküp. Buna karşılık nehir havzalarında bereketli mevsimlerde yaklaşık 77 milyar metreküp, kurak mevsimlerde ise yaklaşık 44 milyar metreküp hacminde su birikiyor. Irak’ın su kotasından bir milyar metreküp eksilse 260 bin dönümlük tarım arazisi üretim çemberinin dışında kalır.[13]
  • İran’dan gelen su kaynakları Irak’ın yıllık gelirinin %35’ini temsil ediyor.[14]
  • Irak hükümetleri Dicle ve Fırat sularının akışını sağlamak ve düzenlemek için yukarı havza ülkeleriyle (Türkiye ve İran) kalıcı bir anlaşmaya varamadı. Durum böyle devam ederse su stresi indeksinin öngördüğü gibi Irak 2040’ta nehirsiz kalacak. 2025’te ise şiddetli kuraklık ülke genelinde kendini belli edecek, Fırat Nehri’nin güney kısmı neredeyse tamamen kuruyacak, Dicle Nehri de kaynakları sınırlı bir su yoluna dönüşecek.[15]
  • 2018 yazında su kalitesiyle ilintili rahatsızlık belirtileri gösteren en az 118 bin kişi hastanelik oldu.[16]
  • İnsan Hakları İzleme Örgütü Basra suyunun kanalizasyon ve tarımsal ve endüstriyel kirlilikten kaynaklanan toksik minerallerle kirlendiğini tahmin ediyor.[17]
  • 2018’de İnsan Hakları İzleme Örgütü, Basra’yı yaran Şattülarap nehrinde olası iki petrol sızıntısı tespit etti. Ayrıca atık oldukları düşünülen büyük miktarda içeriği periyodik olarak suya boşaltan iki yeraltı boru hattı tespit etti.[18]
  • Bağdat’ta su dağıtım şebekelerinin eskiliği %29’luk su israfına neden oluyor. Diğer illerde israf edilen su oranı %20-40 arasında. Kanalizasyon şebekeleri ise ya eski ya da hiç yok; dolayısıyla su kirliliği oluşmakta. Tarımsal sulamada gözlemlenen su israfı ise %50’yi geçiyor.[19]

 

4. Eğitim sektörü

  • 2017-2018 eğitim yılında 131 bin 468 ilkokul öğrencisi okulu terk etti.[20]
  • Bir eğitim yılı içinde 1 milyon 400 bin ilk, orta ve lise öğrencisi sınıfta kaldı.[21]
  • Irak’ta 14 bin 658 okul var. 9 bini zarar görmüş durumda. 800’ü kerpiçten yapılmış. 11 bin okula daha ihtiyaç var.[22]

 

5. Yerleşim ve aile

  • 3 milyon Iraklı gecekondularda yaşıyor. Irak’ta 3700 gecekondu mahallesi bulunuyor. 1002’si Bağdat’ta, 700’ü Basra ve Ninova’da, 98’i Kerbela ve Necef’te.[23]
  • 2018 yılının ilk yedi ayına ait rakamlar Irak’ta saatte yaklaşık 10 boşanmanın meydana geldiğini gösteriyor.
  • Son 15 yılda Irak’ta en yüksek boşanma oranı (%44) Bağdat’ta gerçekleşti.
  • Irak’ta 850 bin yetim çocuk bulunuyor.

 

6. İşsizlik ve yoksulluk

  • Irak’ta 2019 yılı işsizlik oranı yaklaşık %23 olarak belirlendi. [24] IMF’nin hesaplarına göre gençler arasında işsizlik oranı %40’ın üzerinde.
  • Irak’ta en az 750 bin yabancı çalışan bulunuyor.[25]
  • Irak’ta genel yoksulluk oranı %23’ü, petrol kuyularının bereketli olduğu güney illerinde ise %31’i buluyor. 
  • 2011’den itibaren devlet çalışanlarının sayısı giderek arttı. 2011’de 2.662.608 olan memur sayısı 2018’de 2.885.716’yı buldu.
  • Çeşitli devlet bakanlıklarındaki memur sayısı 2015 yılında 3.027.069’lik bir rakamla zirveye ulaştı.
  • En yüksek memur oranı içişleri ve savunma bakanlıklarında görüldü. En düşük oran ise (toplamda 2 milyon 900 bin memurdan yalnızca 2 bin kadarı) petrol bakanlığında gözlemlendi.

 

7. İnsan hakları

  • Irak’ta 35 binden fazla mahkûm ve tutuklu bulunuyor.[26]
  • 2017, 2018 ve 2019 yıllarında 7 binin üstünde Iraklı gizemli bir şekilde kayboldu.[27]

 

8. Sağlık sektörü

  • Irak’ta ölümlerin %55’inden fazlasına kardiyovasküler hastalıklar, kanser, diyabet ve kronik akciğer rahatsızlıkları gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar neden olmakta. 
  • Iraklıların yaklaşık üçte biri hipertansif hastalıklardan muztarip.
  • Son yıllarda göç eden Iraklı doktorların 20 bin civarında oldukları tahmin edilmekte.[28]

 

9. Telekomünikasyon

  • Irak’ta yaklaşık 19 milyon internet kullanıcısı bulunuyor.
  • Ülkedeki aktif mobil hat sayısı yaklaşık 36 milyon.
  • Yıllık internet kullanımı artış oranı %19.
  • Irak’ın sağladığı internet hizmeti dünya standartlarına göre en pahalıyken Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki en düşük hizmet kalitesine sahip.[29]
  • Irak internet hızı açısından uluslararası 135 ülkelik skalada 115’inci sırada yer alıyor.[30]
  • Irak’ta en çok ziyaret edilen web sitesi YouTube. Ardından Facebook ve Google geliyor. Instagramdokuzuncu, Twitter onuncu sırada yer alıyor.

 

Irak’ta çeşitli sektörlerin durumuyla ilgili yukarıda geçen bulgular ülkede (servet eşitsizliği, yaygın yolsuzluk ve sosyal adaletsizlik nedenleriyle) on yıllardır çekilen sıkıntıların net bir tablosunu çizmekte. Bu rakamlar gençlerin ve halkın genelinin (böylesi çarpıcı oranların müsebbibi olarak görülen) Irak hükümeti ve siyasi partilerine olan güvensizliğin nedenlerini açıklıyor. Gitgide kötüleşen güvenlik durumu ve istikrarsızlık da göz önünde bulundurulursa bu tutum hiç de şaşırtıcı değil.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[1] IMF verilerine göre gençler arasında işsizlik % 40'ı aştı. 

[7]  الخبير العراقي النفطي الدكتور وليد خدوري في مقال نشرته "الحياة" في 3 نيسان/أبريل 2016.

[8]  تقارير اللجنة المالية في مجلس النواب العراقي.

İnfografik-1